16 Ekim 2008 Perşembe

Gu Guuuk Guk

Sıkıcı ve yorucu bir perşembenin son saatlerinden sesleniyorum sizlere.Nedense üzerimde garip bir uyuma isteği var bu günlerde.Ya bir şeylerden kaçma isteği bu üstümdeki ya da grip mrip o taraflara doğru bi gidiş var bende (aman evlerden uzak).Yakında anlarız bakalım merak içinde bekliyorum.

Bugünlerde benim ağzım çok bozulmuşmuş, minik kuşlar büyük kuşlara; büyük kuşlarda bana yetiştirdi ama tabiki ne diyoruz yok öle bişi.Apak bi insanım ben.(dimi emüüüürr?)

Bugün canımın en sıkıldığı anda emiri aradım.Adam resmen enerji aşıladı bana ya, 2 sırıttım eğlendim ne de güzel oldu.Seviyorum seni genç!

İstanbul equsu İstanbul equsu olamadı.Kasımda olucakmış diye haber geldi kulağımıza.Hazırlıklar başlasın.(oyarım!)

Anne sosis İstanbul hatunu olmuş beni arıyor, neymiş efendim taksimde eğleniyormuş, bir sürü ünlü görmüş onlarla yemek yemiş.Küfrettim kendisine dedim ki pis kadın bensiz nasıl eğlenirsin taksimlerde.(o derece kötü küfrettim yani)

Eve gelirken bi bıdık(eşittir küçük çocuk) gördüm, dil çıkardım gülümsedi.Ben de bi daha çıkardım. Derken bana el salladı, yawrum yerim bn seni diyordum ki dil çıkarıp gülmeye başladı.Çok sevindim.Bayılıyorum böle sempatik veletlere yahu.

Kedi olsun köpek olsun istiyorum bir tane eve.Böle minicik olsun, yumuk yumuk olsun, benim olsun istiyorum.Evet istiyorum ve alıcam bir gün, yapıcam bunu.

Sigur Rós sen ne tatlı bi grupsun ya, dingin, sakin, mutlu.

Uuuu az kalsın unutuyordum.Hayatıma bir keru girdi etraf şenliklendi.Sohbetler gırla gitti, müzikler disco disco geldi.Nerdeydin sen bunca zamandır dedim şimdi olduğu gibi bilgisayar başında dedi çok şaşırdım.Ahh dünya sen çok küçüksün ama iyi ki de küçüksün olum.


Aklıma gelen her şeyi yazmaya başladım.Üstelik bu huyumu da sevdim çünkü yapmam gereken her şeyi not alıyorum.Hımm hımm bakalım bugün neleri not almışım:

-Güncel Hukuk oku.(dergi olur kendileri.yalnız dersin ortasında aklıma ilk gelen bu olmuş artık nasıl bir psikoloji içine girdiysem eheh)

-Kurs kitabını tamamla.(ahah iyice inek öğrenci tipine bürünmüşüm nasıl etkilemiş bu ders beni böyle yahu.bu arada merak edenlere söyliim ingilizce kursu kendileri)

-Kazak al!(evet aynen böle yazmışım bunu.nasıl yüce bir görev haline getirmişim görebiliyor musunuz?görün.okuyan da hiç kazağım yokmuş da almam gereken bir ihtiyaç gibi algılar yalnız.tabi ki işin aslı öyle değil çok beğendiğim bir kazağı alma kararını dersin ortasında verince durum böyle olmuş.ilahi ben.)

-Fatura yatır.(çok güzide bir hizmet olan telefonun faturasıdır kendileri ki 11 yetele gelmiştir wuuuuu.)

-Arçeliği ara!(yeni bir modem istemek üzerine aramam gerekiyor kendilerini fakat 3 gündür aramıyorum bugün de aramadım aramalıyım, başarmalıyım.aricam.dinimiz amin.)

-Notları geçir.(komik bi cümle bence bu ama bi o kadar da net değil mi?)

-Bloga yaz.(aman tanrım bunu bile ulvi bir görev olarak görüp not etmişim bir köşeye farkındasınız değil mi?özel hissettiniz dimi kendinizi?hayır özel değilsin.)

-Kalem al!(dersin sonuna yaklaşırken tükenmez kalemim tükendi.ulan hani tükenmicekti!vay p.ştlar.(parantez içi parantez:ağzım bozulmuş, evet.)nese aldım kalem tik atalım buna)

-Tatlı biber al!(ahaha bu da son not.karnım acıkmış olucak ki yoğurtlu biber kızartması yapmak için biber almayı uygun görmüşüm.nerden aklıma geldiyse.)

Sonuç olarak neleri yaptın peki derseniz; kalem aldım, bloga yazdım o kadarcık ama kim bilir iyi bir çocuk olursam belki diğerlerini de yaparım ve belki bir gün şirinler köyünü görebilir, şirineyi dövebilirim.

Cifi cif cife burdan selam eder, el kol sallarım.Saygılar sayın elf.

-Roger That(khu khu)-

1 yorum:

Arch dedi ki...

gurur duyuyorum senle beybe bloga yazmak en birinci vazifendir.
roger that:p